Türk Yazarlardan en beğendiğim dili benim için en akıcı olduğunu düşündüğüm yazar Kesinlikle Zülfü LİVANELİ dir. Her kitabının beni sürükleyeceğini biliyorum. Bir ön yargı benimkisi :))
Ancak bu kitap daha önce okuduğum diğer kitaplarına göre aklımda yer etmedi diyebilirim. Kitabı okumaya başladığımda sonunu merak etmekten Kitabı hemen bitirdim kitabın çok güzel olmasından değil. Kitap bitttiğinde eksik bir tat kaldı içimde kurgunlanmasaydı sanırım sorun böle olmamalıydı diye düşündürdü.
Örneğin Kardeşi Mehmet'in aşık olduğu olgaya olan Aşkı mı ? Hayranlık mı? Büyülenme mi? Nedir çözemedim. Olga fantastik bir kahramanı gibi bahsedilmesi yapay olmuştu.Kitap okurken ki zaman için 'zaman kaybı ' diyemem kitabın başlarında sonunu tahmin edebildim.
Konusuna geleyim;
Roman Podima denilen bir balıkçı kasabasında kendini inzivaya çekmiş bir mühendis olan Ahmet Bey'in komşusu olan Arzu Kahraman'ın bir cinayet sonucu ölümü ile başlıyor.Cinayeti gece evde verilen davette olan bir kişi işlemiştir. Evde çalışan bakıcı swetlana katil zanlısıdır.Ahmet bey yalnız yaşamaktadır hiç evlenmemiş bekar bir erkektir.Bir gün Köpeğinin kulübesinde Arzu Kahraman'a ait kolyeyi bulması ile cinayeti kimin işlediğini çözmüştür.Cinayeti araştırmaya gelen meraklı bir gazeteci kız Ahmet Bey ile tanışır araştırma soruları sorarken , kardeşini Mehmet'in hikayesini merak eder artık gazeteci kızla olan sohbet cinayet haberinin ötesine geçer kardeşi Mehmet'in Hikayesini anlatmasını konu alıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder